Kahve Dünyası İngiltere Geçmişi | II.Charles, kral tacını bile alamayabilirdi. Ancak tüm bunlara rağmen II.Charles 29 Aralık 1675 yılında...

Tüm kahve dünyası İngiltere tarihinde oldukça çarpıcı bir geçmişe sahiptir. Özellikle Avrupa sınırları içerisinde giderek ünlenen kahvenin 1600’lü yıllarda İngiltere toprakları içerisinde yaygınlaşmasıyla beraber kafeler, her türlü konuların konuşulduğu önemli yerler haline dönüşmeye başlamıştı. Halk zamanını büyük bir çoğunluğunu kahvehanelerde takılarak geçirmekteydi. Oysa ki krala göre tüm gün halk bu kahvehanelerde oturup kahvelerini yudumlarken lak lak yaparak zamanlarını boşa tüketiyorlardı. Amaçsız yaşıyorlardı, başka hiçbir şey yapmıyorlardı. Ev hanımları da kocalarının verimsizliğinden bir hayli şikayetçiydiler. Tüm bunların üzerine Kral bir şeyler yapması gerektiğini hissetti.

Kahve Dünyası ve Kralın Baskısı

Kral II.Charles tüm bu karmaşalar arasında, kahvehanelere karşı bir hamle yapmak için fırsata geçti. Bunun altındaki sebep ise; Arap dünyasındaki otorite savaşlarının zeminlerini hazırlayan kahvehaneler, konuşma özgürlüğünde asla dur durak bilmiyordu. Özgürlük adı altında herkes, diline geleni rahatlıkla söyleyebiliyordu. Aynı zamanda kafeler, hiç şüphesiz o zamanlarda komplo kurmak için en ideal yerler olarak da biliniyordu. Tarih satırlarına göz atıldığında birçok makale II.Charles’in tahta çıkışında kahvehaneler de çevrilen dolapların büyük bir etkisi olduğundan söz eder.

Hatta bunu kendisinin de bariz bir şekilde bildiği öne sürülür. Söylentilere göre eğer ki kahvehaneler olmasaydı o zaman II.Charles, kral tacını bile alamayabilirdi. Durum o kadar ciddiydi. Ancak tüm bunlara rağmen II.Charles 29 Aralık 1675 yılında kahvehanelerin kapatılması için bir bildiri çıkardı.

“Kısa bir geçmişe bakıldığında kahvehaneler, her daim çok kötü ve tehlikeli sonuçlar doğurmuştur. Bunun için bu tür yerlerde, türlü türlü sahte, kötü niyetli ve rezil haberler tasarlanıp, majestelerinin hükumetini yıpratmak, ülkenin huzurunu bozmak için dışarıya yayılır. Bu sebeplerden ötürü majesteleri, kahvehanelerin kapatılmasını gerekli görmüştür.”

Kahve dünyası İngiltere tarihinde böyle sallandı. Bu bildiri üzerine halk arasında adeta kıyamet koptu çünkü o zamanlarda en iyi sosyalleşme yerleri kahvehanelerdi. Bununla da sınırlı değildi kafeler o sırada çoktan Londra’da sosyal, ticari ve siyasal yaşamın merkezi olmuşlardı. Hayatın ayrılmaz birer parçası haline gelmişlerdi. Bildirinin kısa zaman sonra, büyük ölçüde halk tarafından dikkate alınmayacağı ve bu durumun hükumetin otoritesini sarsacağı anlaşılınca, 500 sterlin ödemeleri ve bağlılık yemini etmeye razı olmaları durumunda, kafelere işlerine 6 ay süre kadar daha devam etmelerine izin verilen önemli ikinci bir bildiri daha çıkarıldı. Fakat bu bildiri de tıpkı öncesi gibi hiçbir işe yaramadı. Sonuç alamayan kral bir süre sonra vazgeçti ve bu konuyu bir daha da üstelemedi.

Kral bile kahvenin görkemli yükselişini durdurmayı başaramadı.